2009-04-09 21:46:00

Sevgili arkadaşımız belgüzar http://belguzaranne.blogspot.com// beni mimlemiş.Mim konusu "kendinizi tanıtmak."1962 Balıkesir edremit doğumluyum.Evliyim, 2 Oğlum var ( 1 kızım olmasını çok isterdim ama kısmet değilmiş.) İstanbulda ikamet etmekteyim.Ufak bir şirkette Grafiker olarak çalışmaktayım.Önce iyi huylarımdan bahsedeyim :)Hayata hep olumlu bakmaya çalışan, güler yüzlü ufak tefek bir bayanım.Özel bir hobim yok, daha doğrusu işten ve evden dolayı pek vaktim yok.Yaz tatilini dört gözle beklerim.Hayattan çalabildiğim 15 gün bana aittir.Deniz,kitap ve kahve :) değmeyin keyfime :) Takıntılarım ve korkularım yoktur.Hayvanlarla aram iyidir.Bir ara ev hayvanat bahçesi gibiydi.( 1 köpek,2 muhabbet kuşu,akvaryum,2 tane kara kaplumbağası) en sonunda eşim isyan etti:) Şimdi sadece golden cinsi köpeğimiz var.Kötü huylarıma gelince:(Gamsızımdır, Ev işlerini severek yapmam. Özür dilemekten nefret ederim, onun için çok dikkatli davranırım.Bekletilmekten nefret ederim (eğer bekletenin ciddi bir gecikme sebebi yoksa, saygısızlık olarak kabul ederim. Çabuk arkadaşlık kuramam.Birisini arkadaşım olarak kabul edebilmem için ona güvenmem lazım.Sigara kullanırım. Kendi doğrularıma göre hareket ederim. Kimseye minnet etmem.(eşim bu huyuma çok kızar) Ya arkadaşlar ,meğer ne kadar çok kötü huyum varmış da haberim yokmuş.Ben en iyisi burda keseyim, yoksa hiç biriniz bir daha uğramazsınız :) Şimdi kural gereği bende bir kaç arkadaşı mimliyorum.(Dikkat ettimde arkadaş listemdeki arkadaşlarımın bir çoğu bu oyuna katılmış, bende katılmamış bir kaç arkadaşımın ismini verdim)http://kova927.blogcu.com/http://gulumasli.blogcu.com/http://www.inn-holiday.com/http://www.oldmuzik.com/http://supermarket0954.blogcu.com/http://www.basts.blogspot.com/... Devamı

Soba

2009-03-29 07:32:00

Soba keyfimiz vardı bizim. borusundaki demirlere asılıydı bir tarafı mutlak yanık çorabımız. bazen de evin zili çaldığında misafire ayıp olmasın diye topladığımız donlarımız. sabah, maşa üzerinde ekmek, üzerine tereyağ,... öğle vakti odun ateşinde kuru. akşam közde kestane..... bir de elektrikler kesildi mi değmen benim keyfime, tavanda alev gölgesinden tablo. hani tutuştururken seni, burnumda hala o çıra kokusu..... kulaklarımda hala demlikten üzerine düşen suyun çıkardığı ses...... onca kışlık hatıra. mutluluk tüten baca........ kesilen sular ve de üzerinde erittiğimiz kar...... ve bir kare daha; annemin taşan yemek telaşı kazağının kollarını alelacele kıvırıp tencereyi üzerinden alışı....... bak, hatırlattın yine annemi, bir de; aklım kesince cehennemi....... Kemerburgazdın sen, gazeteleri yırtıp biriktirmemize sebeptin. odanın kapısını açık unuttuğumuzda kapatmak için acele edişimizdin. baca temizlerken alnımıza çaldığın karaydın. emekleyen bebeklerin cısss diye gösterdiği, sabah, yüzümüze savrulan küldün. arkana dizdiğimiz minderlerde yaptığımız şekerlemeydin. lodos korkumuzdun. her bahar gelişinde borularını temizlerken çıkarrtığımız gürültüydün. ve altındaki mermerde unutulan MALAZLAR ya da KAV marka vasati 40 çöpünden eksilmiş kibrittin. kömürlükteki odun kokusuydun. sana verecek kömürümüz olmadığında gocuğumuza sarıldığımız garibanlığımızdın. tavandaki ve de tül perdedeki is tin. aileden biriydin sen soba... şimdi bodrumdaki ardiyadasın, kimse umursama da seni rıhtımdaki adamın aklındasın.... alıntı (Ercan Yazıcı) ... Devamı

Mezar ziyareti :)

2009-03-22 22:21:00

Urfalının Biri Mezarında Yatan Babasını Ziyaret ediyor: Babo nasısan, eyimisen? Gene Fatihayı gaptın, keyfin yerinde. Oraları bilmem amma... Buraları bura olmaktan çıhmış gayri. Mezarıydan galksan,gafayı yersen. Öldüğüye sevinirsen... Sıra geceleri bitti artık. Şindi Bitliste beş minare de yok. Hasangalasında caketim de galmamış. Hem Urfa dağlarında ceylanlar da gezmiy. Herkes: Şak-şuka, şaka da - şuka söylüy... Ne mırranın, ne de gayfenin dadı galdı, Gayfenin neslisi çıkmış, südü de içinde. Gaçak çay da hepden gaçak olmuş, Sallama içiyler.. Ahhh.. Şu gavur icadı televizyon yokmu? Tam üç tene eve aldım,gene de acans dinliyemiyem. Gumasının yüzünden gocasından ayrılan böyük gız, Yaseminin penceresinden bakmazsa göremiymiş. Öbür oğlan Gurtlar Vadisi. Hele o güççüğü yokmu ? Sen görmedin. Saçını hep Amerikan kesdiren, Gözü , gulağı oynuy namıssızın. Acun Firarda diy, başka bişey demiy Turizm dersine eyi geliymiş. Valla yalan, Mahsadı çıbıldak garılara baha... Torunun Şehmuzla iftihar etmelisen, Aletirik Mehendisi çıktı. İş bulamadı, galdırım mehendisiyem diy. Galdırım da yok ya, çamırlarda debeleniy, duruy... Babo bi de telefon çıkmış,minnacık. Şalvarın cebine on tene sığar şerefsizim. Tele-fon amma teli,meli yok. Eyi bişey de çok yalan söylüy. Ben Siloyu tarlada görüyem, Aradığın gişiye ulaşılmıy diy. Ancaaa foturaf bilem çekiy vallaha... Bu cümma rühuya hatim indirecektik; Mevlüt Hoca nazlanıy,boğazı ağrıymış. Yoh gendini üçaylara hazırlıymış... Eve iki tene CD göndermiş, Bunuyla gırk hatim iner demiş. Eh..Sen de bunuyla idare edersiy. Dünya işleri bitmiy. Şindi bana müsade; A... Devamı

Kaçtığın şehir mi yoksa yüreğin mi..?

2009-03-18 05:41:00

Kaçtığın şehir mi yoksa yüreğin mi..?   Hani gitmeler vardır ya, gidersin gidersin ama yeniden aynı yere dönersin. Çare değildir gitmeler. Şehirden kaçarsın ama kendinden, yüreğinden,  sevdandan kaçamazsın. Şehir geride kalmıştır ama sevdan aynı yerde durur. Şehri koparıp attığın gibi atamazsın içindeki yaralı sevdayı. Bir kez daha gözlerin dolar, ardına bakıp geride bıraktığın sevgiliye son bir kez bakarsın. Son bir vedadır, yolun sonunda geride kalan. Son bir elvedadır, kanayan yürekte tek kalan geriye. Yollar gidilir, şehir geride kalır ama yara hep kanar. Sıcacıktır asla kabuk bağlamaz. Vurmuştur bir kere soğuk bir el keskin hançeriyle. Sevda girmiştir zehir gibi kanına. Şehir geride kalır ama zehir hala kanında akar. Kaçtığın sevgili ya da şehir değildir asla kaçtığın kendi yüreğindir aslında. Adı kaçmakta olsa köşede yine seni bekleyen bir sevda ve kanayan bir yara vardır. Sorarsın kendine kaçtığın şehir mi yoksa yüreğin mi? Devamı